İneklerde kızgınlık, hayvanın gebe kalmaya uygun olduğu döneme verilen isimdir. Genç düveler genellikle ergenlikle birlikte bu döngüye girer. Gebe olmayan sağlıklı inekler çoğunlukla yaklaşık 21 günde bir kızgınlık gösterir. İnek kızgınlığa girdiğinde çeşitli belirtiler sergiler. Eğer inek üzerine atlayan diğer hayvanlara tepki vermiyor ve sabit şekilde duruyorsa, bu durum çoğu zaman kızgınlıkla ilişkilidir. Bu belirti “duran kızgınlık” (standing heat) olarak da adlandırılır.
Kızgınlık süresi görece kısadır ve yüksek süt verimli ineklerde daha da kısa ve daha sönük seyredebilir. Özellikle suni tohumlama yapılacaksa kızgınlığın doğru zamanda tespit edilmesi gerekir. Kızgınlığın doğru tespit edilememesi durumunda işletme bu döngüyü kaçırarak yaklaşık 21 günlük zaman kaybı yaşayabilir; bu da döl verimi ve maliyetler açısından olumsuzluk oluşturur.
İneklerde Kızgınlık Belirtileri
İneklerin kızgınlık dönemleri, üreme döngüsü içinde döl tutabilmek için en uygun evredir. Bu dönem doğru takip edildiğinde işletme verimliliği artar ve buzağılama aralığında gereksiz zaman kayıpları azalır. Hormonal değişimler nedeniyle hayvanların davranışlarında birtakım farklılıklar görülebilir. Genelde ineklerde kızgınlık belirtileri şunlardır:
- En önemli belirti; diğer ineklerin üzerine atlaması veya üzerine atlandığında sabit şekilde durması (duran kızgınlık).
- Vulvada yumurta akına benzer, uzayan/şeffaf bir akıntı görülebilir.
- Daha sık böğürme (bağırma) ve huzursuzluk; sürü içi hareketliliğin artması.
- Gece saatlerinde daha fazla ayakta kalma, dinlenme/yatma süresinde azalma; ürkeklik ve ani tepkiler.
- Daha hareketli olma; yem tüketiminde azalma ve buna bağlı olarak süt veriminde geçici düşüş görülebilmesi.
- Diğer ineklerin ferç (vulva) bölgesini koklama ve takip etme davranışının artması.
- Ferç bölgesinin daha ıslak, şişkin ve pembe/kızarık görünmesi.
Kızgınlık belirlemedeki başarı, gözlem sıklığı ve gözlemin doğru zamanlarda yapılmasıyla yakından ilişkilidir. Günde tek gözlemle kızgınlık tespit oranı çoğu sürüde sınırlı kalabilir. Günde 3-4 kez (özellikle sabah erken ve akşam geç saatlerde) yapılan sistematik gözlemler başarıyı belirgin şekilde artırır; ancak çevresel koşullar, sıcaklık stresi ve “sessiz kızgınlık” gibi nedenlerle %100 garanti değildir. Gerekli durumlarda pedometre/aktivite ölçer gibi takip sistemleri veya veteriner hekim destekli programlar yararlı olabilir.
İneklerde Kızgınlık Kaç Saat Sürer?
İneklerde kızgınlık süresi çoğunlukla 8-18 saat aralığında görülür; klasik kaynaklarda 18-24 saat olarak da ifade edilir. Bu süre çevre koşulları, sürü yönetimi ve hayvanın süt verimi gibi faktörlere göre değişebilir. Bazı hayvanlarda 8 saat gibi kısa sürebilirken, bazı durumlarda 24 saatin üzerine uzayabilir. Yüksek verimli sütçü ineklerde kızgınlık daha kısa (sıklıkla 8-12 saat) ve belirtiler daha sönük olabilir.
İneklerde ovulasyon (yumurtlama) genellikle kızgınlığın bitimini izleyen yaklaşık 10-15 saat içinde gerçekleşir. Bu nedenle suni tohumlamada pratik yaklaşım “AM-PM kuralı”dır: Duran kızgınlık sabah gözlenirse akşam, akşam gözlenirse ertesi sabah tohumlama çoğu sürüde iyi sonuç verir. Genel olarak kızgınlık başlangıcından yaklaşık 12 saat sonra yapılan tohumlamada gebelik oranları yüksek olabilir; ancak ideal zamanlama sürü koşullarına ve kızgınlık tespit doğruluğuna bağlıdır.
İneklerde Kızgınlık İçin Ne Yapılmalı?
İşletmelerde döl veriminin ve kârlılığın sürdürülebilmesi için düzenli kızgınlık takibi ve uygun zamanda tohumlama gerekir. Yalnızca belirtileri izlemek yerine, hayvanın döngüye sağlıklı girmesini desteklemek de önemlidir. Rasyonun enerji ve protein dengesi, mineral-vitamin desteği ve doğum sonrası dönemin iyi yönetimi döl verimini doğrudan etkiler. Vitamin A, D ve E ile iz elementler (özellikle selenyum ve çinko) ihtiyaca göre veteriner hekim ve besleme uzmanı önerisiyle planlanmalıdır.
Vücut kondisyon skorunun (VKS) uygun aralıkta tutulması önemlidir: hayvanlar aşırı yağlı veya aşırı zayıf olmamalıdır. Ahırda kaymayan zemin, yeterli alan, iyi havalandırma ve ısı stresinin azaltılması (serinletme, gölgeleme, suya erişim) kızgınlık belirtisini ve döl tutmayı iyileştirir. Ayrıca günlük 14-16 saat aydınlatma, bazı sürülerde üreme performansını destekleyebilir.
Kızgınlık görüldüğünde zamanlamaya ve stres yönetimine dikkat edilmelidir. Tohumlama öncesinde hayvanın gereksiz yere strese sokulmaması, doğru tespit ve doğru uygulama açısından önem taşır. Sürüye özel en uygun yaklaşımın belirlenmesi için veteriner hekimle birlikte yönetim yapılması önerilir.
İnek Kızgınlık İğnesi Nedir ve Ne İçin Kullanılır?
İneklerin üreme döngüsüne dışarıdan müdahale edilmesi gereken durumlarda “kızgınlık iğnesi” olarak bilinen hormon uygulamaları kullanılabilir. Bu uygulamalar tek bir ilaç değildir; PGF₂α (prostaglandin), GnRH ve bazı protokollerde progesteron içeren yöntemler gibi farklı seçenekleri kapsar. Amaç, kızgınlığı tetiklemek/senkronize etmek veya ovulasyonu yönetmektir. Uygulama mutlaka veteriner hekim kontrolünde planlanmalıdır.
- Kızgınlık belirtileri çok sönük (sessiz kızgınlık) olan hayvanlarda, uygun endikasyon varsa döngüyü yönetmek.
- Sürüde kızgınlıkların belirli bir zaman diliminde toplanmasını sağlayarak planlı tohumlama (senkronizasyon) yapmak.
- Doğumdan sonra uzun süre kızgınlık göstermeyen ineklerde altta yatan nedenleri değerlendirip, uygun vakalarda döngüyü yeniden başlatmaya yardımcı olmak.
Not: Hormon uygulamaları “rahim temizliği” amacıyla rutin bir işlem değildir. Doğum sonrası rahim enfeksiyonu/iltihabı gibi durumlarda tedavi yaklaşımı vakaya göre değişir ve esas olarak veteriner hekim muayenesiyle belirlenir. Bazı özel durumlarda (ör. rahimde korpus luteum varlığına bağlı pyometra olguları) prostaglandin uygulaması destekleyici olabilir; ancak bu karar veteriner hekim tarafından verilmelidir.
Hormon uygulamalarında veteriner hekim kontrolü mutlaka önemsenmelidir. Özellikle prostaglandin içeren ürünler, uygun olmayan zamanda uygulanırsa gebeliği sonlandırabilir. Bu nedenle uygulama öncesinde gebelik durumu ve hayvanın üreme sistemi mutlaka değerlendirilmelidir.